Esinlenmeye taa uzaklara gitmene hiç gerek yoktu. Hele ki herkesin yollara düştüğü bir vakitte yola çıkmaya ne gerek vardı, anlamadım gitti. Ama madem taa oralardan bile burayı izleyebiliyorsun, yazalım bakalım:
Seattle'da yaşayan 3 yaşındaki American Shorthair Cooper'ın fotoğraflarından oluşan sergisini gördüm bu sabah. Zuzu'nun Cooper kardeşinden geri kalan bir yönü yok tabii ki. O uyurken (dokunuyor diye artık kuru mamasının dışında et türevi vermiyoruz) gizli gizli ekmeğimin üzerine humus sürüp hindi füme ekledim, salona sıvıştım. İkinci ısırığımda odadan "hııııhıı" diyerek koşarak geldi, masaya çıktı ve bana ne zaman vereceksin kabadayı tavrı ile karşıma dikildi. Uykusu arasında nasıl koku aldıysa, bu konuda hiç ıskalamıyor çünkü. Bizim ağzımız oynuyorsa hemen gelip ne yiyoruz diye ilk önce kokusuna daha sonra da kokuyu beğenirse bir tadına bakıyor. Tabii ki ısrarıyla ödülünü de aldı, ona verdiğim pul kadar salamı yerken ben de geri kalan dilimi ağzıma tıkıştırıyordum. Evet Zuzu şimdilik fotoğraf çekmiyorsa da (ona boynuna kamera asmak gibi bir imkan daha tanımadık daha!) nasıl salata yapılır, makarna sosu yapılır çook izlemişliği vardır. Arada sırada da temizliğe eşlik edip denetim yapıyor, iyi oldu mu diye. Benim esinlenmem çevremi gözlemlediğimde oluyor. Hele ki kediler anda yaşamanın, rahat olmanın, neşenin harika bir esin kaynağılar bana..